
…yaÅŸamak sessizce..
kıyısında hayatın…
müdahale etmeden, hesap sormadan…
sorgulamadan, beklemeden…,
nedensiz… hiç bir ÅŸey demeden bir ÅŸey almadan…
kabuk baÄŸlayan yaraların olsun, kopsun, düşsün derinden…
sellere karışıp taÅŸsın gözlerin özgürce yüreÄŸinden…
ama kinsiz…
sebepsiz boÅŸlukları doldurup kendi boÅŸluÄŸunu yaratmadan…
tek bir kıpırtıyla uçacak kelebek gibi…
pencereyi açtığında yüreÄŸine dokunan bahar kokusu gibi özenli sözlerin olsun, ama süslemeden…
öylesine, geldiÄŸi gibi…
ruhunun zehirini çıkarıp dök, yıka kokulu sabunlarla…
ama nazikçe, hırpalamadan…
derin uçurumlarda gez, afilli cakaların olmadan…
boÅŸa geçirme zamanını doldur… sevdiÄŸinle, istediÄŸinle…
yalanların; bulutların arkasındaki güneÅŸ gibi gerçek olmasın…
küçük, masum, basit, çocukça kalsın…
sev bekletme yaÅŸamını…
ama yıkılmadan yıldırım çarpıp devrilmiÅŸ olmadan…
kolunu kanadını kırmadan, filizlerini kurutmadan…
acımasız yıllar, yollar olmasın hayatında…
gülümseyerek aÄŸla, güvenmeden kimseye…
hem yürek aÄŸlarmış gözden önce… yangın sönermiÅŸ közden önce…
benim hala umudum var…
ve yaÅŸamak kimseyi incitmeden, sevmek habersiz…
çağrı gelince öteden,
sıyrılıp gitmek sessiz sitemsiz…
Ö.Gökçe

(2 oylama, puan: 4 







