
Öğrendim..
Yokluğuna alışmayı, sensizlikte bir başıma savaşmayı..
Bunları hiç bilemem,
bilsem de öğrenemem,
öğrensem de yaşayamam diyordum oysa..
Neleri öğretiyormuş bu hayat insana..
Unutmadım..
Seni unutmak aklımdan bile geçmedi,
düşünmedim bunu hiç.
Öyle çoktun ki, hiç bir yere sığdıramadım seni.
Ne aklıma ne de yüreğime..
Sözler bitti..
Böyle bitmemeliydi oysa,
çok cümlesi vardı kurulacak bu hikayenin,
senli, benli “biz” li öznelerle..
Daha o kadar söylenmemiş, ertelenmiş, yaşanmamış varken,
yazmamalıydı hayat sonunu böyle..Â
Sustum..
Ağlamıyorum artık..
Saymadığım kaç zamandır gözlerimden bir damla bile gözyaşı akmıyor.
Ne sana dair ne de hayata,
içimde bir yerlerde gizliyorum onları da,
seni gizlediÄŸim gibi.
Sızlıyorum..
Zaman sarıyor elbet kanayan yaraları,
gittikçe acısı azalıyor,
ama geçmiyor bir türlü.
İnce ince sızlıyor saklı bir yerlerde,
dokunulduğunda tekrar başlıyor acımaya.
Bir perde açılıyor önümde, geçmiş zamanlara dair..
Gözlerimi kapatıyorum..
Sendeki ben oluyorum..
İlk bakışın canlanıyor gözlerimin önünde, gülümseyişin..
Sonra gidiyorsun, ardından bakıyorum öylece durup ben de..
Durdurmak için bu gidişi,
sarılmak istiyorum ellerine,
yapamıyorum..
Kapanıyor perde…
Suretimi kapatıp aslıma dönüyorum yine..
Åžimdilik………
elimde duran fotografın
baktımkı inan tanıyamadım
bu sarkıyı ben sana yazdım
sense hala anlayamadın..
Alıntı









