Küçük İtfaiyeci
Kategori:Yazılar January 2007, 3:07pm
Anne, altı yaşındaki lösemiyle savaşan oğluna bakarken dalıp gitmişti. Kalbi, acı içinde olmasına rağmen, kararlılık duygusunun da etkisini hissediyordu. Her ebeveyn gibi o da oğlunun büyümesini ve umutlarını gerçekleştirmesini istemişti. Ama bu, artık mümkün değildi. Löseminin buna fırsat tanıması olası değildi. Oysa o oğlunun hayallerini gerçekleştirmesini istiyordu.
- “Bob! Büyüyünce ne olmak istediğini hiç düşündün mü?
Hayatında neler olmasını dilediğin ve hayal ettiğin oldu mu?” diye sordu.
- “Anneciğim, ben büyüyünce hep itfaiyeci olmak istedim”.
Anne gülümsedi ve.. ”Dileğini gerçekleştirebilecek miyiz bir bakalım” dedi. Daha sonra, Arizona’daki itfaiye müdürlüğüne gitti ve orada yüreği en az Arizona kadar büyük itfaiyeciler ile tanıştı. Ona oğlunun son isteğinden söz etti ve oğlunun itfaiye arabasına bınip şehirde küçük bir tur atmasının mümkün olup olmadığını sordu.
- ”Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Eğer oğlunuzu Çarşamba sabahı saat yedide hazır ederseniz, onu o gün şeref konuğu yapar, itfaiyeci kimliğine büründürürüz. Bizimle itfaiye müdürlüğüne gelir, bizimle yemek yer, yangın söndürmeye gelir. Hatta bize ölçülerini verirsen, ona üzerinde Arizona itfaiyecilerinin sarı renk üzerine işlenmiş ambleminin olduğu gerçek bir itfaiyeci kostümü diktirir, lastik botları ısmarlarız. Hepsi Arizona’da üretiliyor.”
Üç gün sonra, itfaiyeci Bob’u aldı, ona elbisesini giydirdi ve hasta yatağından itfaiye arabasına kadar eşlik etti. Bob, itfaiye arabasına kuruldu ve müdürlüğe doğru yol almaya başladı. Kendini çok mutlu hissediyordu. O gün Arizona’da tam üç yangın ihbarı olmuştu. Değişik itfaiye arabalarına, hatta itfaiye Müdürlüğünün özel arabasına da binmişti.Yerel televizyonlar da onu izleyip, çekmişlerdi. Hayallerinin gerçek olması, gösterilen sevgi ve ilgi, Bob’u o kadar etkilemişti ki, doktorların söylediğinden tam üç ay daha fazla yaşamıştı.
Bir gece bütün yaşam belirtileri dramatik bir şekilde yok olmaya başlayınca, hiç kimsenin yalnız ölmemesi gerektiğine inanan başhemşire, aile bireylerini hastaneye çağırdı. Daha sonra Bob’un itfaiyede geçirdiği günü hatırladı ve itfaiye müdürlüğüne telefon açıp Bob’un bu dünyaya veda ederken yanında, özel kıyafetleri içinde bir itfaiyecinin bulundurulmasının mümkün olup olamayacağını sordu. İtfaiye Müdürü;
- ”Bundan daha iyisini de yapabiliriz. Beş dakika içinde oradayız. Bana bir iyilik yapar mısınız? Sirenlerin çaldığını duyduğunuzda, yangın olmadığı anonsunu yaptırabilir misiniz? Sadece itfaiyecilerin önemli bir meslektaşlarını ziyarete geldiklerini söyleyiniz ve lütfen onun odasının penceresini açınız” diye yanıtladı.
Yaklaşık beş dakika sonra hastaneye çengel ve merdiven taşıyan kamyonet ulaştı. Merdiveni açtı ve Bob’un 3.kattaki odasına doğru yaklaştı. Tam ondört itfaiyeci Bob’un odasına tırmandılar. Annesinin izniyle onu kucakladılar ve ona onu ne kadar sevdiklerini söylediler.
Ölümle pençeleşen Bob itfaiye müdürüne baktı ve;
- ”Efendim ben şimdi gerçekten itfaiyeci miyim?” diye sordu.
- ”Bundan şüphen mi var Bob?” diye yanıtladı müdür. Bu kelimelerden sonra Bob gülümsedi ve gözlerini sonsuza dek kapattı.
Belki unuttunuz, belki hatırlamıyorsunuz, belki de çok duygusuz, çok katı oldunuz; ama bilin ki “HAYAT, SEVGI VE UMUT SAÇMAKTIR.”

January 9th, 2007 at 4:01 pm
Noel tatilindeydim. suskunlugumu bu hikaye ile bozdum. umarim begenirsin..
belki unuttunuz, belki hatırlamıyorsunuz, belki de çok duygusuz, çok katı oldunuz; ama bilin ki “hayat, sevgi ve umut saçmaktir.” baska ne denile bilir ki yazi icin..
January 9th, 2007 at 4:58 pm
Tek kelimeyle muhteşem…”hayt,sevig ve umut saçmaktır…”
January 10th, 2007 at 8:39 pm
Bizde umut saçıyomuz?
January 11th, 2007 at 12:33 pm
Itfaiyecilik mesleği çok şerefli gurur verici bir meslektir. ama ülkemizde gerekli değeri bulamamıştır.bu hikayede anlatıldığı gibi her itfaiyeci melektir.inşallah ülkemizde de bu mesleğe önem verilir.
January 11th, 2007 at 3:00 pm
Bahar umarim bizde hayata umut sacariz.. bunun icin elimizden geleni yapalim..
January 12th, 2007 at 1:39 pm
Tek kelime ile muhteşem
January 8th, 2008 at 8:55 pm
Bence çooook güzel hemde duydulu bence herkez bu dünyadak sevdiklerimizin kıymetini anlamalıyız.
January 26th, 2008 at 8:06 pm
ben masaüstüne indirmeye çelıştım olmadı nasıl olacak bu arada yazı mükkemmell
February 1st, 2008 at 12:25 am
İnsanları anlamak cok zor bilinki tüm dünya şu yaşanan olaya ağladı.Ama biz bunu kapatınca kavgamıza devam ediyoruz yaaa hepimiz insanız,LÜTFEN BUNU OKUYAN YAPTIKLARINA VE YAPACAKLARINA 2 KEREDE KARAR VERSİN İNSAN SEVİDİRİN İNSAN ……..!bunu bi düşünün
April 10th, 2008 at 4:03 pm
çok duygusal gerçek çok güzel
May 7th, 2008 at 7:39 pm
bence çok güzel çok duygulandım çok güzel birşey…başka birşey diyemiyorum……………………..
July 2nd, 2008 at 5:32 pm
çok güzel ve çok duygusal ben ilk izlediğimde çok etkilendim
July 2nd, 2008 at 5:33 pm
kimsenin başına gelmesin
November 15th, 2008 at 10:13 pm
bu gerçekten cok güzel bir yazı
bunu nasıl indirebilirim
November 23rd, 2008 at 1:24 pm
gerçekten sevdiklerimizin degerini anlamamızı saglamalı onları kaybetmeden önce onlara sevgimizi hissettirmeliyiz yoksa cok geç kalabiliiz sevdiklerimizin veya bizimde bir ayımız kalmış olabilirdi
March 16th, 2009 at 2:34 pm
ben bunu okulda izlemiştim ve ağlamıştım valla çok kötü bişey allah kimsenin başına vermesin
April 22nd, 2009 at 8:40 pm
ya ben çok duydum bu hikayeyi ama izlemek için illa da üye mi olmak gerekir