Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca ne yaparsa yapsın karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En sonunda çareyi karısını bir psikologa götürmekte bulmuş. Psikolog genç ve güzel kadını problemini çözmek için:
“Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor” demiş.
Kadıncağız başlamış anlatmaya …
“Sabahları işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda para bulunmadığından şoför ” Bayan ya parayı ödersiniz ya da …..” diyor. Mecbur kaldığım için ‘ya da’ yı seçiyorum. Durum böyle olunca işe geç kalıyorum tabii patronu kapıda kaşlarını çatmış beni beklerken buluyorum. Patron, “ise böyle geç gelmeye devam edersen seni işten atarım ya da …..” diyor. Yine ‘ya da’ yı tercih etmek zorunda kalıyorum. Akşam eve yorgun argın geldiğimde ev sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi belirterek “ya kirayı hemen ödersiniz ya da ….” diyor. Eee, haliyle ‘yada’ yı tercih ediyorum. Kocam eve geldiğinde de o işi yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz …”
Psikolog kadına bakıyor :
“Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim ya da ….
Kadın elindeki ipek mendili kocasına göstererek: Bu senin sekreterinin değil mi?
Adamda: nerden buldun onu?
Kadın: Ben değil postacı yatak odamızda buldu….
Becky ve Sam 50′nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı. Sam birden soruverdi: “Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?..” “O da nereden çıktı?” diye sinirlendi Becky.. “Cevabı da öğrenmek istemezsin herhalde ?..” “İsterim” dedi Sam.. “Lütfen anlat, ne olur?..” “Madem öyle” dedi Becky, “Üç kez aldattım seni..” “Üç kez öyle mi?.. Kimlerdi onlar?..” “İlki” diye anlatmaya başladı Becky, “Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi diş kliniğini kurmak istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka yöneticisi eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern araçları getirebildin.” “Ooo Becky.. Benim için kendini feda ettin ha.. Benim sevgili karım!.. Peki ikincisi..” “Hani 50 yaşında felaket bir kalp krizi geçirmiştin.. Çok kritik bir bye-pass Yazının tamamını okuyun »
• Asla çok gerekmedikçe tampon kullanmayınız ve gerekiyorsa da 2-3 saatten fazla vajinada tutmayınız.
• Denize ve havuza girerken tampon koyabilirsiniz ve de koymanızı öneririz, ama 2-3 saati aşmamaya dikkat ediniz.
• Kokulu pedler kullanmak, genital bölgeye deodorant, parfüm sürmek bölgenin normal dengesini bozar.
• Günlük iç çamaşırınızı ağ kısmı pamuklu olanlardan seçmeniz en sağlıklı tercihtir.
• Yeni partnerle cinsel ilişkiye girildiğinde, mutlaka prezervatif kullanmak gerekir. Çünkü cinsel ilişkide kadının hastalık kapma riski erkeğe göre çok çok fazladır.
• Genital bölgenin gereğinden fazla yıkanması temizlik değildir, o bölgedeki dengenin bozulmasını ve daha rahat mikrop kapmayı sağlar.
• Ağda, jilet gibi yöntemlerle temizlik sağlandığı düşünülebilir. Ancak alınarak açılan kıl kökleri genital bölgenin kolayca mikrop kapmaya elverişli hale gelmesine neden olur. Ayrıca uzun yıllar yapılan ağdalar nedeniyle kıl dönmeleri ve dış dudaklarda şekil bozuklukları oluşmaktadır. Bu nedenle gereken yerlerde makas veya makinayla tüylerin kısaltılması genital bölge için en sağlıklı temizlik yöntemidir. Yazının tamamını okuyun »
Portakal çiçeği siniyor içime
Kalleş bir orman gölgesinde
Damlalar sorgular tüm bedenimi
Güneş şimdi tepemizde
Yetişmiyor sana sesim
Gel bitmeden nefesim
Duvarlar suskun sesine muhtaç
Kısıldı kısılacak sesim
Gel bana gel bana gel bana gel
Gel bana gel bana gel bana gel
Beyaz bir pencere karartır gözlerimi
Ve dik başlı şairin dizelerini
Padişah ferman verse kar etmez
Hayalin ayakta tutar beni
Yetişmiyor sana sesim
Gel bitmeden nefesim
Duvarlar suskun sesine muhtaç
Kısıldı kısılacak sesim
Gel bana gel bana gel bana gel
Gel bana gel bana gel bana gel
Bölünür sancıyla uykular
Sığınak değil en kuytular
Gökte ay on dört
Ben dolunay
Son hatıranı sinene sar
Bu kadarına razıyım yar
Uzak diyarlarda evli barklı
Mutluluk en çok onun hakkı
Bu yorgun kırık hikayenin de adı bende saklı
Dalda muhabbette kumrular
Bana ayrılığı sordular
Dedim yangın, afet
Dedim kar
Dedim adet aşkı vururlar
Dedim adet aşkı vururlar
Kendini kendinle topla
Herkes biliyor ki:
Herkes için her şey olamazsın
Her şeyi bir anda yapamazsın.
Her şeyi mükemmel yapamazsın.
Her şeyi herkesten iyi yapamazsın.
Sen de herkes gibi bir insansın.
Öyleyse:
En azından, birisi için önemli bir şey ol.
Bir anda sadece bir şey yap.
Bir şeyleri hep eksik bırakacağını hatırla.
Bir şeyi herkesten iyi yapmaya bak.
Böylece hiç kimsenin “senin gibi” olamadığını gör.
Herkesin herkes gibi olmaya çalıştığı yerde,
sen “sen” ol, böylece herkesten daha iyi ol.
Kendini kendinden çıkar
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Yaşın kaç ise, bir o kadar rakamı yaşından çıkar ki geriye sıfır kalsın. Hayata başladığın güne git. Doğduğun gün ağzından çıkan ilk çığlığı hatırla. Şu anda yaşadığın şehirde bir günde yüzlerce, binlerce bebek doğuyor. Hepsi de bir çığlıkla karışıyorlar hayata. Kendine bir sor; onların doğması ne kadar umurunda? Ne kadar önemsiyorsun uğramadığın bir yerde, tanımadığın bir kadının tanımadığın/tanımayacağın bir bebeği doğurmasını? Doğduğu gün işte sen de böylesine umursanmaz biriydin. Şükür ki yanı başında annen baban vardı da, dünyaya ilk acemi bakışlarına şefkatli bakışlarıyla karşılık verdiler. Elinden tuttular, ninni söylediler, büyüttüler, beslediler seni.
Seni önemli kılan onların sevgisiydi. O sıralar seni ne Nike tanıyordu, ne Coca-Cola önemsiyordu, ne de LCW düşünüyordu. Seni önemeyenler, üstünde hiçbir şey olmadığı halde önemsiyordu seni. Seni sadece sen olduğun için seviyorlardı. Yazının tamamını okuyun »
Anılar hergün seni bana sorarken
Mektubun nihayet geldi gittiğin yerden
Güneşe kızdık hatırla yağmura küstük
Birkaç ay önce vedalaşırken
Umut taşır yürekler yolculuklarda
Sarar yine kor ateşin sarsa neye yarar
Sevgilim bilirsin ne kadar güzeldir
Antalyada sonbahar
Şaçların yine ateş renginde mi
Sımsıcak dudakların kemer gibimi
Yat limanı martılar sabah yıldızları
Bir dahaki mektubunda yazarsın değil mi
