'İtiraflar' Kategorisi için Arşiv
Ne münasebet
Ablam evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisi eşliğinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle “Müzik açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir.” dedim. Yan odadan gelen ve hala hatırladığımızda bizi kahkahalara boğan ses: “Ne dinleyecem sizi beee!”
Yanlış telefon
İşe giderken cep telefonumu evde unutmuşum, ama televizyon kumandasını almayı ihmal etmemişim.
Çocuklar kimden?
Annemle babam tartışıyor. Tartışma esnasında annemin kafası o kadar çok karışıyor ki, kendisini aldatmakla suçladığı babama “O çocuklar benden mi??” diyor! Zaten tartışma o anda bitiyor, gülmekten tabii. Yazının tamamını oku »
Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman yeğenim oda
cezası alıyor… Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi
çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor ”Gardiyaaannn,
sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee… ”
Hastanenin “Tıbbı Atık” bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında
kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör
beklerken: “Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık.” diyerek laf atan
yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu
görüp, “Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme.” diyerek cevap
veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.
2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: “Aaaa, meme külodu!” Yazının tamamını oku »
EN ZOR MESLEK ……………
Aylin Kotil, Cumhuriyet Gazetesi
Arkadaşımın kızı bir yaşına gelmişti, ‘Sen eğitimcisin, neler öğretmem gerekiyor, bazen kendimi çok çaresiz hissediyorum’ dedi. Sorusu kolaydı ama yanıtı zordu, akıl vermesi basitti ama uygulaması karmaşıktı,
anlatmaya başladım:
Annelik uzun zaman alan ve günün yirmi dört saati devam eden adı ‘insan yetiştirmek’ olan bir iş. Bir kere bilmelisin ki, zaman alacak.
Neye zaman harcarsan onun karşılığını alırsın. İşine zaman harcarsan işinden, eşine zaman harcarsan eşinden, çocuğuna zaman ayırırsan da ondan karşılığını alırsın.
Yapabiliyorsan gözyaşlarını tutmamasını öğret, acı çekmeden olgunlaşamayacağını…
Kıskanmamayı öğret ona, arkadaşının başarısından mutlu olmayı, birlikte sevinçleri paylaşmayı, içinden ‘neden ben değil de o?’ demeden…
Kazanmaktan mutluluk duyup içine sindirmeyi, ama aynı zamanda kaybetmeyi öğrenmesini. Çünkü bir adım sonrasında görünüşte galip olanları gösterecek hayat ona. Her şeyin bir sonu olduğunu öğret. Sahip olduğu bütün değerlerin bir gün keyif vermeyebileceğini, kazanılan ve harcananın bir sonu olduğunu,
Gidilen yerlerin zamanla bıkkınlık verebileceğini, her şeyi tüketebileceğini, tüketemeyeceği tek şeyin bilgi olduğunu öğret. Kitaplardan keyif almasını, Ders çalışmak istemiyorsa zorlanmamasını , ama okumayı sevmesini öğret ona.
Yalnızlığın katili çift kişilik uykular.
Onunla yatmak!
“O” diye başlanıp biraz ertelenmiş bir yatakta boğazlanan isli sabahlar.
İsmini unuttuğum siyah beyaz bir filmden koparılmış bir söz şimdi kulaklarımda;
“yere dökülen su toplanmaz”
Kirlenmiştir kadın aktris.
Erkeğin teninde binlerce başka kadın kokusu.
Kiminle, hangi berbat karanlığın dipsiz ölü saatinde, nerede ve kaç kez uyandım hatırlar mıyım ki şimdi?
Besbellidir kıvılcım kaçışları tetikleyen.
“O” diye var ettiklerim hangi şehvet tütsülü aşkın bedeninde uyuyorlar şimdi bilemem.
Ama sanırım beni asla unutamayacaklar…
Sabah ezanıyla koyunlarından süzülüp, saçakların ilk kırlangıçlarıyla kaldırımlara akşamdan kalma tükürüğünü bırakan adam aslında hiç olmadı. Yazının tamamını oku »
- Günaydın.
- …
- Günaydııııın.
- …
- Sevgilim Kahvaltı hazır mı?
Günaydın sevgilim;
ßir anlık sesimden mahrum bıraktığım için özür dilerim… Evet kahvaltı hazır. Asırlardır yaşattıkların kadar gerçek ve fulu..
Ekmek sıcak sevgilim ve asla soğumayacak. Çünkü mayasına iç çekilerek yaşattığın her yaşamdan bir tutam koydum. Yani düşleri, kelimelerle birleştirip eritme zahmetine girmeyeceksin. Haydi! Üstüne kıpkırmızı kan sızan korkulardan sür. Ve Leylanın Hıçkırıkları senfonisinin sesini biraz daha aç..
ßiliyorum kızıyorsun bana. Ve kızdığın her nadir vakitte düşündüğün gibi ‘Yaratıldığımdan beri hiç bu kadar hafife alınmamıştım’ diye düşünüyorsun. Ama lütfen anla! Mutluluğun kardeşin olmadığı gerçeğini öğrendiğimden beri, ağlamayarak çürüttüğüm aşklarımı taşıyamıyor bu bünye. O yüzden Acı adı yeşille anılsın istemiyorum artık.. Elbet uçurumun kenarında bıraktığın canların ahı beni de tutar. Korkuyorum.. Düşündükçe yaralarıma tuzlu kasvet basılıyor sanki..
- Neden? Neden ama!!
- …….. Yazının tamamını oku »

Bana aldanmayın!
Yüzüm bir maskedir,
Sizi aldatmasın
Binlerce maskem var,
Çıkarmaya korktuğum,
Ve,
Hiç biri ben değilim…
0lmadığımı göstermek
İkinci doğam oldu.
”Kendinden emin biri” dersiniz,
Sanki güllük gülistanlık
Benim için herşey… Yazının tamamını oku »
Vedalar soğuk olur sevgili….
Giderken titredi tüm zerrelerim,
oysa ağustosun ortasında mevsim.
Ellerim buz kesti, zemherirde
sokakta kalmış gibi hissettim kendimi.
O kadar üşüdüm ki koşmaya başladım şimdi.
“Vedalar soğuk olur.” demişlerdi.
İnanmamış, dudaklarımda alaycı bir tebessümle
gülüp geçmiştim.
Ama haklı çıktılar sevgili, buz kestim.
Sende sıkı giyin, üşüme şimdi.
saadet bayri


