@Deniz Mavi’nin şarkısını sorması üzerine Deodorant dediğin böyle olacak konusu yeniden alevlenmiş oldu :)
Almak istelenler için Lynx, İngilitere, Avusturalya ve Türkiye’de Axe adı ile satılıyor ;)
[Ek: Axe Gıdıkla(ma) sitesi]
'Harika Erkek' Kategorisi için Arşiv
Bilim dünyası yıllardır inceleyip arıyor bu farklılıkları. Her geçen gün de yenilerini buluyorlar.
Ancak şu 35 fark hiç değişmiyor…
1) Ergenlik Sivilcesi:
Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla da sivilceye neden olur.
2) Vücut Kokusu:
Erkeklerin vücut kokusu kadınlardan çok daha güçlüdür.
3) Saldırganlık:
Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.
4) Spor:
Spor konusunda erkekler kadınlardan daha hızlıdır ancak kadınlar daha dayanıklıdırlar. Yazının tamamını oku »
Ayak ”kabım” Çoook Sıkıyor…!!!
Hayatın kaymak kısmından bir ısırık almakla bitmeyeceğini biliyoruz çalışma stresinin, peki çalış çalış nereye kadar.. Vücut bilimsel olarak hücreleri için sürekli kan dolaşımına ihtiyaç duymakta, buda sağlıklı bir insanda hareket etmenin temelini oluşturmakta.. Peki hareket etmemizde bizim vücudumuzda neresi kankamızdır.. Tabiiki akşamdan akşama çorabın içinde sıkışmış ayaklar.. Ayaklarına aşık olan var mıdır bilemem ama garip bir bölgedir ayaklar, öncelikle kokar, nasır bağlar, tırnak iltihabı olur, düz taban, dikey ve yatay taban olarak doğmayıda saymazsak geceleri uzun uzun bakıpta bizi hayallere akıtacak bir bölge değildir hiç şüphesiz.. doğan bebeklerdeki ayakları ısırmak istersinizde, niye 39 numara üstüne pek bir iştah duymaz insan.. Yazının tamamını oku »
Kadın Olmanın En Güzel Tarafı Erkeklerdir
Harika Erkek, Harika Kadın, Peki Sizce ?, Yazılar 2 Yorum »
Erkekler, kadın olmanın en güzel taraflarını bize yaşatan güzel varlıklardır.
Çünkü erkekler size kendinizi bambaşka hissettirir. Kimi zaman öfkenizin boyutlarını anlamanızı sağlarlar, kimi zaman kendinizi keşfettirirler, yapabilirliklerinizi anlamak için platform hazırlarlar, ayaklarınızı yerden keserler veya dünyaya dönmenizi sağlarlar.
Erkekler, yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz tüm duyguları, enerjiyi uyandıran kutsal varlıklardır.
Asla kadın kadar detaylı, karamsar, çözümsüz değillerdir.
Asla çözemeyecekleri kadar büyük entrikalar yaratmazlar.
Söyledikleri yalanı hızla unutabildiklerinden kolay yakalanırlar.
Söz konusu sorun çözmek olduğunda 4 değişkenli denklemler yerine net yollar bulurlar. Gerekiyorsa efendi gibi kavga ederler. Yazının tamamını oku »
Ben inanıyorum ki kadın kısmısını anlamak erkek kısmısına daha çocukken öğretilmeli. Olay basit yaw! Erkekler marstan kadınlar venüsten gelirler, sonra da gidebildikleri yere kadar giderler.
Dün aksam benim bacıyı bi ziyaret edeceğim tuttu. Ne zamandır görmemiştim, hem evde yemek de yoktu, e sonuç olarak iki ile ikiyi toplarsanız dört olur. Bizim bacı, Aylin (ismi aslında Fadime’ydi de sonra mahkeme kararı ile değistirdi, modern isim istedi hanfendi!) benim bi yaş büyüğüm olup, beni de çok sever, hep takılır ne zaman görse. Neyse gittim evlerine zırr diye çaldım kapıyı. Aylin açtı:
- Zalim? Bi sen eksiktin!
- Kovsaydın! Daha bi içeri al öyle kov istersen. İnsan en sevdiği kardeşini böyle mi karşılar!
- Ne istiyorsun?
- İstiyorum ki kardeşim beni benim onu özlemiş olduğum kadar özlemiş olsun. İstiyorum ki elimde rengarenk çiçekler, gözlerimde sevgi yaşları ile karşına çıkamamış olmanın üzüntüsünü gözlerimden okuyup ….
- Offf! İyi aman, gir içeri! Her defasında aynı edebiyat!
- Peki, ben bi yeğenimi kapıdan görüp kaçıyım o zaman! Özlemişim!
- Zalim yani bu kadar rol kesmiyor musun, illet ediyosun beni valla! Alper beni kaç saattir deli etti, bi de seni hiç çekemem.
Alper benim yeğen, 5 yaşında. İyi anlaşırız onunla. Bizim Fadime’nin de heyheyleri üstünde bugün. Yemek odasına bi kaçamak göz atıp salona yönelelim hemen. Biraz erken gelmişim bak, daha masa bile hazır değil! Enişte de daha gelmemiş, şimdi bu Fadime de bana iş yaptırmaya yeltenir, yok efendim al çatalları tabakları götür, peçeteyi katla! Ben buraya ona hizmet için geldim çünkü! Hem zaten peçete niye katlanır ki? Bi de bazen ortasına yüzük falan takılıyor, yaw anam babam var mı böyle bi olay? Yazının tamamını oku »

Erkekler seven kadının değerini niye bilmezler?
Cevap: Çünkü erkekler, her kadının seveceğini iyi bilirler.
Yani sevginin yokluğunu çekmezler. Erkek, hiç büyümeyen bir çocuk gibidir ama herkesin kendisini adam gibi görmesini ister. Bütün kadınlar, sınıf, renk ve kategori ayırımı göz etmeksizin ilgi alanına girer.
Önünde yemek dururken, başkasının tabağına bakan biri gibidir yani. Annesi onu o kadar şımartmış, “aslan oğlum kaplan oğlum” diye pohpohlanmaya alıştırmış ki, sevgililerinden bu ilgiyi göremeyince aslında kağıttan aslan olduğunu anlar ve dünyası başına yıkılır.
Bir kadına “seni seviyorum” demek, onun için ” artık başka kadına bakmayacağım” anlamına gelir ve bu sözü söylemekte zorlanır. Yazının tamamını oku »
Bu başlığı yazarken çok fazla düşünmedim açıkçası. Gerçi çok düşüncesiz bir yazı da olabilir bilemiyorum :) Üstüne alınmasın kimse kayda değmez sonuçta. Bu bir genelleme değil zaten. Kategori de olabilir. Erkeklerin içinde dengesiz olanlar diye; belki de tümevarım kim bilir? Ben peşin peşin söyleyeyim de :) Uzman sayılmam ama kanaatimce erkeklerin hali hiç de iç açıcı değil. Bir kararsızlık, bir vurdumduymazlık efendime söyleyeyim bir dengesizlik almış başını gidiyor. Ne istediğini bilen çok az sayıda ve takdir edilebilen. Sürekli dert yanmak, kendine bakmadan sürekli karşısındakini eleştirmek aslında çoğu zaman kendine bile güveni yokken karşısındakini küçümsemek hep şahit olduğum durumlar. Nasıl bir beklentidir bu? Tek istenen anlaşmak değil mi? Doyumsuz ve aç gözlü olmak varken boşversene di mi. Öte yandan bir de sevenler var içten, saf, samimi, ne istediğini bilerek ama söylemek bu kadar zor mu? Olmamalı. Karşındakinin duymaya ihtiyacı var belki sevildiğinin. Yoook, yook nasıl anlaşacağız bilmem. Bi sev bi sevme. Bi git bi gel. Bi canım de bi dön arkanı git. Çalkantılı duygusal gelgitler artık yoruyor. Karar vermek lazım. Hatta seviyorum demek korkusuzca. Ama anlayana be anlayana. Sürekli haklısın dedikten sonra ve özür diledikten sonra hem de buna rağmen bildiğini okuduktan sonra ne söylemeli ki? Kaybolan inançlar mı yoksa yok olan umutlar mı? Hangi birini sayayım. Ben yoruldum ve sustum. Gücü olan konuşsun. İçten gelenin dışa vurumu; dürüst olalım işte di mi. Yalan olmasın…
“Selvi Boylum Al Yazmalım” gibi sevgi hak edene verilmeli sözün kısası. Çünkü sevgi emek ister. Anladınız mı? dengesiz erkekler :)
Depresif Vişne




