
Sevmiyorum de çek git! Ama sevdiğimi sandım deme..
Hayatının bir diliminde olma pahasına sensizliğin kınasını her gece yaşayarak sabah seni kaldığım yerden sevmeye devam ederim..
ßen seni sevmeyi seçerken başkasının yaşamını yaşama bedelini seçtim..
Uğruna iki küçük mermi ne kadar hafif gelirse,
0 kadar ağırdı sen kokan siyah beyaz seçimler.
Kaybolmuş bir fotoğraftaki gencecik öğretmenin öğrencilerine koşuş heyecanıyla koşardım sana her imkansız vakitte..
0 fotoÄŸraf tek bir kareydi..
ßen ise tek bir kare dışında, dört duvar arasında yorgun yeşil gözlerde dinlendirirdim ruhumu
Yanına sığınışlarımda ve bir bir dökülen geçmiÅŸe göz yaÅŸlarımda.. (devam »)

Daha 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı.
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül kansere yakalanmıştı.
Kahır içinde eve kapamıştı kendisini.
Sokağa çıkmıyordu.
Annesi… Birde kendisi…
O kadardı bütün hayatı…
Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokaÄŸa…
Bir yığın vitrinin önünden geçti.
Tam cd satan bir dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu.
Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı.
Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.
Hani ilk bakışta aşk derler ya öyle takılıp kalmıştı işte..
İçeri girdi (devam »)
Bir pazarlık yapalım istersen seninle…
Paylaşalım her şeyi.
Sulardan başlayalım önce.
Aşılmaz okyanuslar,
Masmavi denizler,
Derin göller senin olsun,
Bana sadece gözlerini ver.
Ben bilmem öyle süslü kelimeleri…
Seviyorsam, bunu başka türlü söylemem.
Bana lâzım değil anlaşılmaz sözler.
Senin olsun lügattaki tüm sözcükler,
Bana; “Seni seviyorum” yeter. (devam »)

- Çayınızı nasıl alırsınız?
- Düş manzaralı olsun lütfen
- Çay mı?
- Hayır. Bardağın içindeki…
- Ama ben size çayı nasıl alacağınızı sordum…
- Bir bardak çay getirterek sizi basitleştirmemi mi yoksa bardağın içine bir düş sığdırarak yüceltmemi mi istersiniz?
Bu sözün üstüne gölgeme basmadan uzaklaÅŸtı garson masadan. Artık tek başımaydım. Bir bardak dolusu demlenmiÅŸ düş gelmeyecekti ama kafası karışmış bir garsonun bardakta düş arayışı masama çaylaÅŸarak gelecekti. (devam »)

Sabah kalktığında ayaz vurmuş yaprakları tazeleyen çiğ tanelerine yetişme güzel kız.
Çünkü sen erken kalkmayı sevmezsin ve tek haneli sayılarda uyanmak uğursuzluğa davetiye gibidir.
Kokoreç, döner, hatta kesildiğinden habersiz hala öttüğünü sanan tavuğu bile yeme güzel kız.
Çünkü sen onları çiÄŸneyip yutmaktansa; okÅŸamayı, beslemeyi arzularsın ve yemek, sadece doymak içinse varsın ot yersin onlar gibi…
“yapamazsın”, “yetemezssin”, “sonunda böyle olursun” diyenlere hiç mi hiç kulak asma güzel kız. (devam »)

Bir kadın düşünüyorum. Ben düşündüğüm için varım, ama o düşlenen olduğu için hayal,
Sonra düşünen bir kadını düşlüyorum. Düşündüğümü bildiğim için ben varım.
Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu kadının da var olduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor,
Asıl felaket bundan sonrası;
Çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor,
Düşündüğünü düşlediğim bu kadının beni düşlediğini düşlüyorum,
Öyleyse gerçek olan biri beni düşlüyor,
O gerçek ben ise bir düş oluyorum..

Merak etme kalbimdeki yerini
Alamaz kimseler aşkımız ölmedikçe
Neye yarar sevmek, sevilmek
Birlikte ağlayıp, birlikte gülmedikçe.
Gurbet kahrını hiç çekmesem de
Ardından göz yaşı dökmesem de
Neye yarar sevmek, sevilmek
Birbirimizin halini bilmedikçe.
Korkak olup diyar diyar kaçmasakta
Kuşlar gibi kanatlanıp uçmasakta
Neye yarar sevmek, sevilmek
AÄŸlayanın göz yaşını silmedikçe…
£ren £.
Sen gittin ne varsa gitti senle beraber..
Çünkü seni sevmekle başlamıştı herşey..
Aşka kelepçe vurulmaz amirim.. İşte ellerim..
Başkenti ben vurdum.. Suçluyum..
Ne olduysa 7.caddede oldu amirim..
Mayıstı ağaçlar henüz çiçeğe durmuş..
Saatler çoktan akşam olmuştu..
Bilirsin 7.caddenin delikanlıları başka olur..
Daha doğrusu 7.cadde başkadır da..
Delikanlılar ona ayak uydurur..
Henuz ilk voltada oltayla yanakları yırtılan..
Bir balık gibi kalıverdim ortada..
AÅŸk buysa.. Adı Zehra.. (devam »)
Resme DİKKAT :) bakalım tanıyacakmısınız …
bizi davet bile etmemiş düğününe:(KIRILDIK
Â
• 30′undan sonra tanıdığınız birinin donlarını ömür boyu yıkamak sizi mutsuz edecekse
• Seksten ömür boyu keyif almayı amaçlıyorsanız
• İnanılmaz irrite olduğunuz halde uluorta gaz çıkaran, geğiren, burnunu karıştıran daimi bir ev arkadaşınızın olması midenizde kasılmalara sebep olacaksa,
• İstemediğiniz diziyi seyretmek zorunda kalmak sizi gerecekse
• “Sen de tanga külot giysene” dediÄŸinizde, “Ay üşürüm ben onunla yaa” diyen birinin hayatınızda olması sizi üzecekse
• Birine hesap vermek gücünüze gidecekse
• Asla üremek istemediğiniz halde evdeki nüfus kağıtlarının çoğalması prensiplerinize aykırıysa
• Sabahları uyandığınızda yanınızda hep ama hep ama hep aynı insanı görmek canınızı sıkacaksa (devam »)

Bu ülke benim mi? Belki. Ama ben, ben onun değilim.
Ayaklarım buranın otlarında, ama uzak otlarda koşup oynuyor tüm düşüncelerim.
Denizler ötesini düşlüyoruz ikimiz de, ama sizin için denizler ötesi burası, benim içinse orada, uzakta.
Aldın beni sustuğum yerden, konuşmayı unutmuştum, şimdi bana dilimi soruyorsun.
Bu konuÅŸan benim dilim mi? Dil benim, ama sözüm içimde ve sessiz, söyleyemiyorum, sözüm orada, benim sustuÄŸum yerde, sözüm uzakta. (devam »)

(2 oylama, puan: 4.5 







