Yazar Arşivi
nişan ( Türkçe )
1. Nihai evlilik öncesi yapılan bağlılık yemini.
2. Silahla ateş etmeden önce yapılan işlem.
engagement ( İngilizce )
1. nişanlanma.
2. savaşa girmeden hemen önceki an.
Sonuç: Hem türk hem anglikanlara göre, evlilik=savaş.
Kabul ediyorum kötü bir giriş yaptım. Peki, söz yüzükleri takılıp kırmızı kurdela ( sanki mağaza açılışı yapılıyor mübarek:) ) kesilmeden önce ailenin mümkünse en yaşlı, en muhafazakar ve en çok sayılan bey babası bitmek bilmeyen bir konuşma yapar. Ne demek istediğimi çok iyi anladınız:) Acaba böyle bir giriş mi yapmalıydım;
Efendim bildiğiniz üzre Cenab – ı Zül Celal Hazretleri Havva annemiz ile Adem babamızı yaratmıştır. Peki sizce neden birini dişi birini erkek olarak husule getirmiş? Elbette…… Şaka lan böyle bir girişte yapamam sonu gelmez, mide fesatı geçirmenizi istemem, keza çok hakim olmadığım bir konu hakkında karakter sınırlarını şimdiden zorlamaya başladım. Neyse, ne diyorduk;
Nişan… Evet, Arif Susum’ ın bir şarkısı geldi aklıma:) - evlilerde sevebilir – ahaha valla durduramıyorum kendimi. Öyle güzel bir malzeme ki, neresinden tutsam bir espri yakalıyorum.. Tamam bu sondu, suyunu çıkarmaya başladığımın farkındayım..
Lady is centilmen bugün bu satırları yazmamın nedeni, hepimizin yakinen tanıdığı iki güzel insanın yıllar önce başlayan arkadaşlıklarının farklı boyutlara taşınması ve resmiyet kazanıyor olmasıdır. Evet söz konusu çift Meltem Hanım ve Cevdet Beyler’ dir. Biri bana geçen sene gelişmelerden bahsetse ve her şeyin bu kadar hızlı olacağını duyursa tabiki inanmazdım, fakat gençler kendi aralarında anlaşmış:) söz söylemeye ne hacet.
Konuyu fazla dallandırmadan ( dedikoduyu nişan da yaparız ) Meltem’ in bana verdiği yetkiye dayanarak sizleri önümüzdeki mart ayının 27’ sinde yapılacak olan nişan törenine davet ediyorum. Efendin Nişan’ da maktullere takı takıyor muyduk, acaba ne giysem, kim kiminle nerde ne yapmış tarzı magazinsel soruların cevabını yorumlarda bulacağınızı ümit ediyorum. Adresi de vermeyeceğim, bi zahmet Meltem’ i ve Kadim dostum Cevdet beyler’ i arayarak hem tebrik edin, hem de yer mekan medfumuna ilişkin bilgiler alın.
Bitti!
gelir dalgın bir cambaz.
geç saatlerin denizinden.
üfler lambayı.
uzanır ağladığım yanıma.
danyal yalvaç için.
aşağıda bir kör kadın.
hısım.
sayıklar bir dilde bilmediğim.
göğsünde ağır bir kelebek.
içinde kırık çekmeceler.
içer içki üzünç teyze tavanarasında.
işler gergef.
insancıl okullardan kovgun.
geçer sokaktan bakışsız bir kedi kara. ,
çuvalında yeni ölmüş bir çocuk.
kanatları sığmamış.
bağırır eskici dede.
bir korsan gemisi! girmiş körfeze.
ece ayhan
…
Aşk-Sevgi, İlişkiler, Cinsellik, Efsane, Güzel Sözler, Güzellik, Resim-Fotoğraf, İtiraflar 1 Yorum »asayişi bullak oldum filinta gibi nakavt;
legal forsum cıvıyor, gönlüme santral şart.
dikkat dikkat, her aşık otodidakt!
“analize tenezzül etmeksizin dost,
huşuyla öp sevgilini” der spencer holst.
şu helal ayrılıkta ilelebet holokost…
gönlümden geçiyor 20 bin volt!
jübileler, kutlanan yalnızlıklar sanki herkes veliaht;
hayat bu üç-beş tatil, birkaç mola fakat en çok da lokavt;
düşüyor, düşüyor, düşüyor kaçak bir çift
klişe çarpışmalar, kapris tekniği kadar girift.
kinayeli feryatlarla gelme aşka ne güne durur mozart?
şefkat iç, hasret solu, merhametten çek bir fırt;
sevgiliyi tırnaklı bitkilerle tabiat maketleriyle şaşırt
ya da durma sen de felçli bir aşık gebert!
neyin rövanşıysa aşk, alındığı her yer yurt,
gönül mekanıdır bu ne frankfurt ne bayburt
[kıvançla taşıyorum türk şiiri'ne 9 kasa greyfurt!]
aşksa zehirli göle çalınan kesik yoğurt!
ödlek zulmü yayılıyor sevgiliye suikast;
umursayın, kan kaynıyor 240 fahrenhayt!
otomatik taklitler ve apartopar pop-art
hay hay gözü kör aşkın, en azından katarakt!
üzülerek söylüyorum iffetsizlik hilesiyle hamurlaşmış kent
opak topaklar halinde ve düpedüz lacivert;
vasat kader olur mu, bak bu da ayrı bir dert
bir ayağım sonsuzlukta ve’l-ba’su ba’d'el-mevt
Kim olduğun ne yaptığının yanında önemsizdir. Kim olduğuma gelince, maskeli bir adamım. Senin gözlem gücünü sorgulamıyorum, sadece maskeli bir adama kim olduğunu sormandaki çelişkiye dikkat çekiyorum. Böylesine hayırlı bir gecede sıradan lakabımı söylemek yerine bu dramatis persona’ nın kişiliğinden bahsetmeme izin ver.
Voila ! Görünüşte kaderin cilvesiyle, hem kurbanı, hem de suçluyu oynamak zorunda kalan vasıflı bir vodvil oyuncusuyum. Gördüğün bu çehre sadece görünüşümün gizlenmesi değil, artık var olmayan, yok olmuş halkın sesinden geriye kalan son izdir de.
Ancak, bu geçmişte kalmış, rahatsızlık veren kişi cesurca geri döndü ve kendini bu vurguncu ve vicdansız, aşağılık insanların öncü olduğu ahlaksızlığı şiddet ve vahşet kullanmaya ve irade gücünü ihlal etmeye göz yuman kişileri alt etmeye vakfetti…
Yapılacak tek doğru şey, boş yere söylenmeyen , vaat edilmiş intikam ve kan davasıdır. Çünkü bunun değeri ve doğruluğu bir gün dürüst ve erdemli insanların doğruluğunu kanıtlayacaktır.
Velhasıl, bu laf kalabalığı bir laf salatasına dönüşmeye başladı. Dolayısıyla kısaca şunu söyleyeyim ki sizinle tanışmak bir şeref ve bana ‘’ V ‘’ diyebilirsiniz…






