
Daha 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı.
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül kansere yakalanmıştı.
Kahır içinde eve kapamıştı kendisini.
Sokağa çıkmıyordu.
Annesi… Birde kendisi…
O kadardı bütün hayatı…
Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa…
Bir yığın vitrinin önünden geçti.
Tam cd satan bir dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu.
Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı.
Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.
Hani ilk bakışta aşk derler ya öyle takılıp kalmıştı işte..
İçeri girdi Yazının tamamını oku »
İçin Arşiv July, 2008
Okyanusa ayna düştü.
Ve bir balık o aynanın içinde “bir okyanus daha” olduğunu gördü!..
Tuhaf olan; bu yeni okyanusun minicik kapısında, kendi yaptığı her hareketin aynısını yapan bir balığın var olmasıydı…
Hiçbir manevrayla ve ani hareketle aşılamayan bir balık…
Gövde gösterisine, heybetlenmelere pabuç bırakmayan bir balık…
Öfkelenmelerde, dellenmelerde ısırılamayan, yutulamayan, yaralanamayan bir balık…
O yorulmadan yorulmayan, o vazgeçmeden vazgeçmeyen… O uzaklaşmadan okyanusun kapısından uzaklaşmayan bir balık!..
Okyanusa ayna düştü.
Bir balık kadar küçüktü bu ayna…
Ama bir okyanus kadar büyük!
Hadi… Söyle bana;
Sen nesin?
İfade et “tutabildiğin sen”i…
Zor, değil mi?
Bence de zor!
Sen yoksun ki aslında; gideceğin yer var!
Duyamadım, söylemiş miydin “ne” olduğunu?
Geç hadi bir kalem, geç… Ne olduğun önemli değil.
Peki ya “kim” olduğun?
O da “varmış olduğun yer” ile alakalı!..

“Zamanı yok” demişlerdi bize “sevmenin”…
Ondandır, her daim
Güler yüzümüz,
Ölürken bile…
“Yıkılmaz”ı yok sevdaların,
Düşlerden uzak yaşamasını bilene.
Kaç kez kovaladıysam baharı,
Takvimler kışı erken yazdı…
Ölümsüz aşkı ararken,
Bir ömür “yok”a yazdı.
Varsın olsun…
Üç günlüğüne de olsa,
Seni bana yazdı ya…
Tayfun Talipoğlu
- Şöför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?
- Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni…
***
- Başıbüyük mü?
- Evet, başıbüyük.
- Ne zaman kalkar?
- Sen oturursan kalkar bacım.
- Kaç vericem?
- 800.
***
- Şöför:
- Arkadan vermeyen var mı?
- Yolcu: Az önce eline verdik ya kardeşim..
- Neriman sen arkadan verme ben veririm ..
***
- Kadın: Kızım dur! Ben vereyim benimki bozuk zaten…
- Kızı: Aman ne olcak sanki nasıl olsa benimki de bozulacak, ben vereyim!
***
- Yolcu: Abi heykel’e çıkıyo mu?
- Şoför: Yok abi, yanından geçiyo.
Yazının tamamını oku »
Bir pazarlık yapalım istersen seninle…
Paylaşalım her şeyi.
Sulardan başlayalım önce.
Aşılmaz okyanuslar,
Masmavi denizler,
Derin göller senin olsun,
Bana sadece gözlerini ver.
Ben bilmem öyle süslü kelimeleri…
Seviyorsam, bunu başka türlü söylemem.
Bana lâzım değil anlaşılmaz sözler.
Senin olsun lügattaki tüm sözcükler,
Bana; “Seni seviyorum” yeter. Yazının tamamını oku »



