Gittin!… gidişinle bi başıma kaldım yine..tek başıma kaldım,yapayalnız..Ne kadar zormuş sensizlik..Dayanılır gibi değil..Tadı yok hiçbirşeyin sensiz..Sensiz yok bir hayat!.sessiz her şey,susmuş.Nasılda alışmışım varlığına..Peki,peki gidişine neden alışamıyorum bir türlü?..Ne yediğim yemeğin tadı tuzu var ,ne gittiğim yerlerin..Geceler ise başlı başına bir ızdırap!..Yani diyorum ki;
Olmadığın her yer gurbet
Gelmediğin evim zindan
Yatağım taştan soğuk
Dayanamaz buna insan
Tükenecek neyim kaldı
Uykularım çoktan bitti
Yetmiyor aklım çözmeye
Bu mu sevda dedikleri…
Yalnızım,üşüyorum sensiz..geceler boyu aklımdasın..öyle bir hal aldı ki aşkın bende baktığım aynada bile yüzünü görür oldum…Tüm filmlerdeki aşklar seni anlatıyor sanki bana ve yolda yürürken yanımdan geçenler hep sensin..Yani diyorum ki;
Bu mu sevda bu nasıl aşk
Bu hasret bana belki de tuzak
Ölümü bile göze aldım
Geliyorum sana çırılçıplak Yazının tamamını oku »
Angut’un Sadakati
Herkesin haksız bir şekilde kullandığı bir ifadedir ‘Angut’
Biri laftan anlamayınca, boş boş bakınca ya da aptallık edince hemen ‘Angut musun?’ der günümüzün insanı.
Angut’un aslında bir kuş olduğunu bilmeyen bir sürü insan var ülkemizde…..
Özelliği nedir bilir misiniz?
Angut kuşunun eşi öldüğü zaman yanına o anda başka bir yırtıcı hayvan veya bir insan gelse dahi gözlerini bir dakika bile eşinin ölüsünün üstünden ayırmadan o da ölene kadar onun başucunda bekler… Yazının tamamını oku »
+Burnumu tutarsam “B”, Alnımı kaşırsam “A”, Çenemi tutarsam “C”, Ellerimi ovuşturursam “E”
-Eee Ya seçenek “D” ise..
+O zaman s.çtık
+Mustafa 1. soruyu biliyon mu
-bilmiyom
+2. soruyu
-bilmiyom
+3 ile 4 ü
-bilmiyom
+o zaman ne b.k yemeye benim önüme oturdun.
+Ahmet kitabı ver şu soruların cevaplarını yazayım sen de benden yaz.
-tamam al.
+Allah belanı versin Ahmet yanlış kitabı getirmişin. Yazının tamamını oku »
kalbe ben bir yol verebilsem
ne yanda dururum, ne yanda uyanır, bilmeden giden ben
sustursam, sonuna kadar tutsam
bir anda uyanıp, bir anda durulup, uyanıp, uyansam
sorunca kendi kendime kalınca
bir yangın başlar içimden derine dalınca
sustursam sonuna kadar tutsam
bir anda uyanıp, bir anda yorulup, uyanıp, uyansam
Paramparça olmuş bir aynanın herhangi bir parçasında
gördüğüm düşler ve çocukluğumun söyledikleri
Kederim kaderimi boğazlarken
Çocukluğum yağıyor geceye
Nedense hala üşüyorum
Usulca dökülüyor hatıralar
Gözlerinde aradığım ışık sönmeye yüz tutmuş
Yankılanan tutku sarsılan ruhumda
Şimdi sönmeye yüz tutan nur
İşte bir bayram gecesi
Söylediklerim… Duymadıkların…
Soğuk duvarlarda kaybolan çocukluğum
Ve bir başka yarın…
Söyleyin ben böylesi üşürken
Şimdi beni kim sevecek?
Dalgaların kırılmış yankısı
Yalnızlığın simgesi
Gölgenin usul oyunu
Buğulu gözlerine düşen hüzün
Yankısız yankının çığlığı gibi
Sende hadi haykır çığlıklarla
Ruhunun arzuladığın gibi sevgini
Patika yol çiz alacakaranlık kalbine
Bir özgürlük türküsü hadi söyle
Yankısız yankıların çığlığı gibi Yazının tamamını oku »
Yine Sana seslenicem…
Senin kim olduğunu hiç bilmeden,
Senin kim olduğunu en çok bilerek,
İsyankar zambakların, çılgın nilüferlerin,
Dört nala açan kiraz çiçeklerinin,
Dudak kıvrımlarına yoldaş olucam.
Sarı bir hüzün, kızıl bir gurur ve
Siyah bir öfkeyle konuşucam sana…
Sana oklardan değil, yaydan bahsedicem,
Gülün dikenlerinden değil,
Gülleri ve dikenlerini doğurmaktan yorulmayan,
Topraktan söz açıcam.
Akan su gelmicek kelimelerime,
Suyu şefkatle kucaklayan sessiz taşların canını yakan
Damlaları dillendiricem.
Yine sana seslenicem, senin kim olduğunu hiç bilmeden,
Bilmek istemeden… Yazının tamamını oku »