» 2007 » September

76299934vx3ox4.png
Bir şeyleri değiştirme çabasındaydım.
İsteğim yazgının kirli, kara yazılarını biraz renklendirmekti.
Olmadı…
Eskiden kendime sözüm geçerdi,şimdi kimseye anlatamadığım gibi,
kendime de geçmez oldu. Ruhumun dümeni kırıldı, serseri bir gemi oldum.

Sen….
Yaşamımı az da olsa renklendiriyordun.
İyi biriydin. Aklın başındaydı. Ne, kim olduğunu biliyordun.
Bense olmayacakları gerçekleştirmeye çabalayan biriydim.
Patika köy yolarını hava alanı gibi kullanmak,
uçak indirip, uçak kaldırmak istiyordum.
Ya da…
Fatih`in İstanbul`u fethi gibi, gönülleri fethetmekti isteğim…..
Oysa ki, Fatih`in gemileri vardı. Dolaştığı denizin kıyıları vardı.
Kalaslara dökecek zeytinyağı, gemileri çekecek leventleri vardı.
Benimse, denizim yok, gemim yok, leventlerim, zeytinyağım da yok.
Üstelik sultan da değilim, olamam da.
Olsam, olsam Don Kişot olabilirdim, olmayacak hayallerin peşine düşen.
.
Seninle `birşeyler değişir mi? ` demiştim, hiçbir şey değişmedi..
Üzgünüm ki, herşey olduğu gibi, eskisi gibi, hatta eskisinden de beter gitti. Umudum… Bir iddiam, bir beklentim kalmadı. (devam »)


Yorumlar (1)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 oylama, puan: 5
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Sevdanın Koynundaki Hüzün

Kategori: Hikayeler - Yazar: Meltem - 29.09.2007

1_756this_rose_by_thetragictruth_of_me.jpg
“Kabul et beni ey sevdalı yağmur
Yüreğimin kanayan yarası
Gecelerde akan gözyaşım
Benim ateşim
Benim dumanım
Sevdalı yüreği hüznümün
Kabul et beni bir gece koynunda uyuyayım zalim yar”

Saçlarını ıslatan bir yağmurla konuştu hüzün. Bulutlar tam gözlerinin hizasındaydı sevdanın. Her birinde dünya saklı damlacıklarda yıkanırken ruhlar, yüreklerdi dillenen. Hüzün “aç”tı sevdaya, hiç doymamacasına ıslandı, ıslandı, ıslandı… Kol kola girdiler şüphe etmediler birbirlerinden hiç. Her mevsim çiçekler açardı hüznün eteklerinde, her gece yıldızlardan taç yapar saçlarına iliştirirdi sevdalı yağmur. Yüzü temiz kalbi temiz, ne masum ne güzel düşlerdi yarınlar. “ Seni terk eden delidir” derdi sevdalı yağmur hüznün güzel gözlerine bakarken. (devam »)


Yorum yaz (0)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (2 oylama, puan: 3
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

164.jpg
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor (devam »)


Yorumlar (1)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (2 oylama, puan: 4.5
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Sizin Korkunuz ?

Kategori: Peki Sizce ?, Sağlık, Yazılar - Yazar: Meltem - 28.09.2007

11_ffx0flucus.jpg
Ablütofobi: Yıkanmaktan korkma
Agirofobi: Caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma
Agorafobi: Açık yer ya da kalabalık korkusu
Ailurofobi: Kedilerden korkma
Akluofobi: Karanlıktan korkma
Akrofobi: Yüksek yerlerden korkma
Akustikofobi: Belirli seslerden korkma
Algofobi: Acı çekmekten korkma
Amatofobi: Toz korkusu
Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma
Androfobi: Adamlardan korkma
Anemofobi: Fırtına korkusu
Antlofobi: Sel korkusu
Antropofobi: Insanlardan korkma
Apifobi: Arılardan korkma
Arakibutirofobi: Yerfıstığı ezmesinin, yerken, damağa yapışmasından duyulan korku
Araknofobi: Örümceklerden korkma
Aritmofobi: Sayılardan korkma
Asimetrifobi: Simetrik olmayan şeylerden korkma
Astenofobi: Güçsüz olmaktan korkma
Astrafobi: Şimşek korkusu
Ataksofobi: Düzensizlikten korkma
Atelofobi: Mükemmel ol(a)mamaktan korkma
Aviofobi: Uçuş korkusu (devam »)


Yorumlar (6)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (1 oylama, puan: 5
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

kzzzz.png
Kalabalıkta özellikle o dikkat çekiyor. Yakası açık bırakılmış, kolları kısa tutulmuş, eteğinin ucu hayli yukarıdan kesilmiş, beli iyice daraltılmış elbisesi değil dikkat çeken. Elbiseden taşan beden parçaları.. O elbiseyi özenerek seçmiş olmalı. “Üzerinde güzel duracak” demiş olmalılar. “Bana yakışacak” diye umutlanmış olmalı. Ama hoyrat bakışlar, elbiseyi değil, elbiseden arta kalan kısımları süzüyor. Öylesine yok gibi ki elbise hepten çıplak kalmak istediğini haykıran bedenin üzerinde “engel” gibi duruyor. Bedenin tamamlayıcı parçası değil, “fazlalık” gibi görünüyor.

Bakılsın diye oradaydı bedeniyle. Bakıldıkça varolacağına inandırılmıştı. Bir tür bakılma açlığı ile donanmış olmalıydı. Farkında olmadan, diğer gözlerin “nesne”si haline getirilmişti. Öyle bir nesne ki, üzerine bakış düşmediğinde karanlıkta kalıyordu. Gözler üzerinde olmadığında kıymetini kaybettiğini sanıyordu. (devam »)


Yorumlar (2)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (Puan ver)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

bir berduşum evim yok mekanım yok
sebebim…
bir berduşum dilim yok lisanım yok
zikrim…

ağla aşk var,
ağla!
bilsen ne çok sevmişim seni…

berduşum gönül, bir akşam gel bana
içim hazin hazin
sorarlar derdin nedir?
aşk derim bilmezler
berduş deyip geçerler

berduşum gönül kimse bilmez derdimi
dilimde bin vuslat
sorarlar vuslat nedir?
aşk derim bilmezler
berduş deyip geçerler…

bir berduşum sorum yok, cevabım yok
sebebim…
bir berduşum günah yok, sevabım yok
zikrim…


Yorumlar (3)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (2 oylama, puan: 5
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Aşk Bir Fırsattır

Kategori: Yazılar - Yazar: geceninkalbi - 28.09.2007

sarilbana.jpg
Yaa biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Akşamüstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omuzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bır başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman aynı fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitmeden yıprattığımız dostlukların, savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. (devam »)


Yorumlar (1)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (Puan ver)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Eğrisi Doğrusu

Kategori: Güzel Sözler, Peki Sizce ? - Yazar: TUTKUNKIRMIZI - 28.09.2007

Eğrisi Doğrusu


Yorum yaz (0)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (2 oylama, puan: 5
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Nev - Sukût-u Hayal

Kategori: Video Klip, Şarkı Sözleri - Yazar: Meltem - 28.09.2007


Ne başlayabildik doğru dürüst
Nede bitirebildik…
Ne vazgeçebildim bilirsin beni..
Nede anlatabildim…
Ah bu aşk iflah etmez beni..
Onunsa umrumda değil biliyorum..
Zaman sen diyorlar sen çaresi
Geç de nasil geçersen bildiğin gibi

Ah bu gönlüm kimseyi sevmedi
Hiç kimseye böyle yenilmedi
Ne yapsam ne söylesemde değişmedi zaman
Al dedim vur demedim ki..

Ayakta Hislerim Dilimde Düğümler
Söz gecmiyor ki kendime…
Mecalim yok anlat diyorsun ya..
Bendeki usul kiyameti..
Hani birisi Daha cok sever ya
Bizimkisi o misal…
Meğer O vefasiz çoktan gitmiş.
Gelde anlat kendine..
Gelde anlat ellere..

Ah bu gönlüm kimseyi sevmedi
Hiç kimseye böyle yenilmedi
Ne yapsam ne söylesemde değişmedi zaman
Al dedim vur demedim ki..


Yorumlar (2)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (2 oylama, puan: 5
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Kalbimin Çıkmaz Sokağı

Kategori: Şiirler - Yazar: TUTKUNKIRMIZI - 27.09.2007

Kalbimin Çıkmaz Sokağı
bu limoni günler, bu sağır gecedir beni güzel bulan
ağırdan bir şarkının başlayışı gibi alıştıran sana
suçu yoktur kimsenin yaşadıklarımdan
bir hayalsin sen, çaresizim ben kapında

ellerin bir bulut gibidir, dokunsam dağılacak
tebessümünü bilirim sadece bir hayal
raylarından fırlayan bir lokomotifim ben de
uykusunda kendini bir insan sanan
her şey, sahiden her şey sahte
gerçek tımarhanelerden kaçmış bir deli
her gün beni yeniden ve yeniden şaşkın kılan

bu limoni günler, bu buz mavisi düşlerdir
beni anlamlı, beni mahzun, beni alımlı kılan
yüzünde kelebekler uçuşuyordur uyurken sen
sen uyurken Pan sihirli flütüyle ormanlarda
en güzel perileri büyülüyordur
ve bir tavşan izliyordur olanları kovuğundan (devam »)


Yorum yaz (0)   
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (Puan ver)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

 
Kapat ×
E-posta ile paylaş
Sitenize ekleyin
Google Tollbar ile en son Harika yaa! konularını sitede olmasanız bile anında takip edin
Günlük takip için RSS abonesi olun
Cem Yılmaz x 6 = Mahşer-i Cümbüş. Cumartesi 23:59'da Fox'da.

Yüzyılın İyilik Hareketine
siz de katılın!
Harikayaa-Alexa Tollbar ile siteler hakkında bilgi alın ve istemeyen pencerelerin açılmasını engelleyin.Add to Technorati Favorites
Gizlilik | Kullanım Şartları | İletişim | Harikayaa.com, az sayıdaki Türkçe topluluk bloglarının öncülerinden biridir. Edebi yazılar, şiir, fotoğraf, resim, aşk, sevgi, kadın erkek ilişkileri, moda, kültür sanat, komedi, karikatür, video, müzik.. vb. geniş bir yelpazede hemen her türde; günlük hayatta "Harika yaa!" tepkisi ile karşılanan konuların paylaşımını amaçlar.