Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde, şarkıcı Barış Akarsu, arkadaşları tarafından kendi adına düzenlenen doğum günü partisine giderken, trafik kazası geçirdi.Otomobilde bulunan arkadaşları 24 yaşındaki Zeynep Koçak ve 37 yaşındaki Nalan Kahraman, kaza sonucu hayatını kaybederken şarkıcı Akarsu ağır yaralandı. Özel Bodrum Hastanesi’ne kaldırılan Akarsu, beyin ameliyatına alındı.
Kaza, bu akşam saat 22.00 sıralarında, Bodrum’un Göltürkbükü beldesinde meydana geldi. Arkadaşları, Zeynep Kocak ve Nalan Kahraman ile eğlenen Barış Akarsu, ardından kullandığı 48 UK 556 plakalı özel otomobiliyle, beş yıldızlı Kervansaray Otel’de, kendi adına düzenlenen bir doğum günü partisine katılmak üzere giderken, Torba kavşağına geldiğinde, aniden anayola çıktı. İzmir’den Bodrum yönüne giden 38 yaşındaki Halil İbrahim Çetin’in kullandığı 34 AT 9921 plakalı meşrubat dolubir kamyonun altına girdi.
Yaklaşık 30 metre sürüklenen otomobil, hurda yığınına döndü. Otomobilde bulunan Zeynep Koçak, kaldırıldığı Bodrum Devlet Hastanesi’nde, Nalan Kahraman ise olay yerinde hayatını kaybetti. Özel Bodrum Hastanesi’ne kaldırılan Akarsu’nun ise beyin kanaması geçirdiği ve iki beyin cerrahının müdahalesinin ardından hemen ameliyata alındığı belirtildi. Yazının tamamını oku »
‘’ Aşk ayrılığın acısını yaşayanlar bilirler öldürmez ama müthiş üzer ,bitap düşürür ve nöbetler halinde vurur .Tek tedavisi VUSLAT’tır.
Vuslatın başka hiç bir dilde karşılığı yoktur.(vuslat en büyük ve en güzel kavuşmadır)
Zamanın bu Hastalığı iyileştireceğini düşünenler..
Aşkı ve Aşk ayrılığını hiç tatmamışlardır..
Çünkü tedavi edilmemiş bir aşk ayrılığı hastası’nın zamanla iyileşmesi olanaksızdır!
Zamanın olsa olsa sakat yaşamaya alıştırmak bunu kabullendirmek gibi bir işlevi olur ‘’
Not:Buket Uzuner ‘’Balık İzlerinin Sesi’’ Kitabın’dan..Bu yazıda takılmıştım uzun bir süre neden bilmiyorum ama her kitabı açtığımda bu yazı çıkardı karşıma beynime kazıdım bu yazıyı uzun zamandır ve sizinle paylaşmak istedim belki sizide etkileyecek bir cümle çıkar içinden..
Öğrendim..
Yokluğuna alışmayı, sensizlikte bir başıma savaşmayı..
Bunları hiç bilemem,
bilsem de öğrenemem,
öğrensem de yaşayamam diyordum oysa..
Neleri öğretiyormuş bu hayat insana..
Unutmadım..
Seni unutmak aklımdan bile geçmedi,
düşünmedim bunu hiç.
Öyle çoktun ki, hiç bir yere sığdıramadım seni.
Ne aklıma ne de yüreğime..
Sözler bitti..
Böyle bitmemeliydi oysa,
çok cümlesi vardı kurulacak bu hikayenin,
senli, benli “biz” li öznelerle..
Daha o kadar söylenmemiş, ertelenmiş, yaşanmamış varken,
yazmamalıydı hayat sonunu böyle.. Yazının tamamını oku »
ŞEFFAFDOSYA; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 22; İl:İstanbul 15.05.2007
Sanırım bugüne kadarki en saçma ayrılık bahanesi bana söylendi. Ne mi? Kız arkadaşım gelip bana “Kankam bana birini ayarladı, şimdi onunla olmazsam bana darılıp küsebilir” dedi. Evet, dedi. Kıramadık tabii kankasını. Hey Allah’ım…
The Muse; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 24; İl:İstanbul 28.03.2007
Kahve falına bakarken şekillerin anlamını çözemeyen eski sevgilim telefonla resmini çekip ablasına MMS göndermişti. Falda ne mi çıktı? ´Ayrılık´ :)
tamampes; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; İl:Ankara 02.12.2006 Ne zaman boşanma kararı alıp bunu yakın çevremdeki arkadaşlarımla (ki bunlarda kendi çaplarında mutsuz evlilikleri olan kadınlar) hatta annemle paylaşsam hepsi birden söz birliği etmişçesine aslında benim de hatalarım olduğunu belirtip kocamın iyi yönlerini gözümün içine sokarak bir de şunu denesen bir de bunu yapsan nasihatları ile sonunda aklımı karıştırmayı başarıyorlar. Evliliğimi olduğu gibi kabullenmeye çalışıp kendi çapımda mutluluk oyunu oynadığımda ise yine aynı kadınlar bana “aaa ama böyle de olmaz ki, sorunları görmezden gelerek çözemezsin, gençsin, güzelsin, her imkana sahipsin sana da yazık, sonra geçip giden yıllarına çok yanarsın” demekten kendilerini alamıyorlar. Bu nedir anlayamadım ama bu defa ayrılık kararımı son derece gizli tutmaya ve bu garip tarikattan kurtulmaya kararlıyım. Yazının tamamını oku »
Tanıdığım tek bir eşyanın bile olmadığı bu ruhsuz dört duvar arasında
ruhumu dinlendirmeye çalışıyorum,
ama sesine kulak verdikçe gözlerimden yaş olup dökülüyor bir bir geçmiş…
Hayatımız bizim bile inanmak istediğimiz yalanları söylemekle geçti,
tek gerçek o yalanların bizi sonsuz mutlu edişiydi…
Nerde gurur, nerde onur…
Hepsi hikaye…
Saatlerdir aynı şarkıyı dinleyerek beynimi uyuşturuyorum,
dinginleşiyor ruhum,
sen yokluğunla kalbime iğneleri bir bir saplarken
ben gözlerimle kan ağlıyorum;
ben ağladıkça sen en derinlere batırmaya devam ediyorsun…
Çünkü o kadar yoksun bu gece burda…
Ama asıl koyan bu değil,
artık senin için de olmadığımı bilmek…
Kış ortasında çıplak vücuduma yağan buz gibi yağmur, bir şok etkisi…
Keşke tüm bunlar bir kabustan öteye geçemeseydi,
keşke bunlar şaka olsaydı ve ben bu keşkeleri hiç kullanmıyor olsaydım…