Jun 30

Yazı, İngiltere kaynaklı olmasına rağmen Türkiye’deki ticaret hadisesini çok güzel anlatmış :) Okuyun bir bakalım…
KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK
Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış.
Tavuk kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir
hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok
yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için
arkadaşlarından yardım istemiş:
“- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek ?”
Ördek cevaplamış:
“- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday
yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın.”
Domuz oradan seslenmiş:
“- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.”
Fare hemen atlamış:
“- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana
borç verebilirim, sonra ödersin.”
Yazının tamamını oku »
Jun 29

Yüksekliği 30-100 cm arasında değişen bu bitkinin derin dişli dikenli ve soluk yeşil renkli yaprakları, mor renkli küçük çiçeklerden oluşan sık başçıkları vardır. Meyvelerinin ucunda beyaz renkli bir tüy demeti bulunur. Eşek, deve ve keçilerin sert dilleri ile yedikleri devedikenlerinin toprak üstü bölümleri, iştah açıcı, idrar söktürücü, ateş düşürücü, romatizma ağrılarını azaltıcı etkisi vardır. Meyveleri karaciğer hastalıklarına karşı kullanılır. Körpe gövdeleri de kabuğu soyulduktan sonra çiğ olarak yenen devedikeni bileşiminde karaciğeri koruyucu etken maddeler; flavonolignandan meydana gelen Silymarin, taxifolin, quercetrin, albümin, miisiliaj, sabit yağ ve acı maddeler bulunur.
Yazının tamamını oku »
Jun 29

“Ne olduysa bu yalnız gecelerde oldu”
Belkide kaleme aldığım son satırlar bunlar. Sen şu an neredesin ve kim bilir kiminlesin diye sormadan gidiyorum. Sormuyorum ve bir daha sormayacağım. Sessiz sedasız birkaç satır karalayacağım ve gideceğim. Biliyor musun; gitmek senin kadar güzelmiş yeni anladım…
Şu anda hep her zaman, her damlasına aşık olduğum yağmur yağıyor. Sensiz, damlaların cama vuruşunun bile tadı yok. Tamam itiraf ediyorum; sensiz İstanbul’un bile tadı yok. O boğazın kokusunu, dalgaların kayaları dövüşünü, soğuğunu, sıcağını, her an değişen havasını sevişim aşktan mıydı ki?
Yağmur yağıyor ve ben, sensiz bu güzellik bana haram diye bağırıyorum avazım çıktığınca. Gecenin en sessiz ve en bana ait olan saatleri. Düşünüyorum da bu saatlerde nefes almaya başlamıştım ilkin. Biz zoru başarmıştık seninle, bir araya gelmesi belki de olanaksız şiirleri, şarkıları ve hatta suskunlukları buluşturmuştuk birlikte. Güneş üstümüze doğuyordu. Biz kuş seslerini keyifle dinliyorduk… Yazının tamamını oku »
Jun 29

Parçayı indirebileceğiniz, grubun resmi web sitesi
http://www.kutukutu.com/deli/
Parçanın ilk halini burdan indirebilirsiniz
ÖSYM
Bütün sene uğraştım
Kurtarmak için hayatımı
Gece gündüz çalıştım
Kazanabilmek için sınavı
Peki şimdi ne değişti
Geleceğim belirsizleşti
Bir şey söyleyeceğim size
*okayım sınav sisteminize
Ösym *ötümü ye!
Böyle gelmiş böyle gitmez
Sınav için hayat zindan edilmez
Üç saat yüz seksen soru
Allahım sen aklımı koru
Kaybettim ben kendimi
Yok ettiniz geleceğimi
Bir şey söyleyeceğim size
O sınav girsin *ötünüze
Ösym *ötümü ye!
Jun 28

Sezen Aksu, Yıllar önce kendisine destek olmuş Ajda Pekkan’ın 4 yıl aradan sonra çıkardığı albüme, söz ve müziği kendisine ait olan “Yok ki” isimli şarkı sözleriyle destek verdi.
Yok ki daha iyi bir yol dedim aman
Kurşun gibi hızla akıyor zaman
En az ne kaybedebilirki insan
En çok ne kazanabilirki hayattan
Hani yıllar geçiyor gençlik gidiyor elden
Aklını başına
Hadi davran vakit varken
Bir düzenin olsun, bir yuvan çoluğun çocuğun
Dünya nedirki hayat dediğin bukadar zaten
Derken anladım aslında çok hazin hikaye
Dünya adeleti bu kötülükten ziyade
Ağladım olmadı çaresi yok söylesem sözlerin
Zehirden ok dönüp yine beni vuracaklar
Yanlız yürümekten…Korkuyorum çok
Jun 28
Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Bölümü Şefi Yrd. Doç. Dr. Fatma Çelik, insanların birbirinden çok farklı olduğunu, aynı diyetin herkesi zayıflatmasının düşünülemeyeceğini söyledi.
Çelik, diyetin, kişinin kendisi için gerekli olan günlük besini alması anlamına geldiğini, aslında kısıtlı bir şeyi ifade etmediğini belirtti. Diyeti insanların kilo vermek olarak algıladığını belirten Çelik, oysa hasta olan ve kilo almak isteyen kişilerin de diyet yaptığına işaret ederek, diyette kişiye, gerekli olan besinlerin verildiğini
ifade etti. Yazının tamamını oku »
Jun 28
Ülkemizde yaklaşık on sene önce bebek sahibi olamayan çiftler problemin kadında olduğunu düşünürdü. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, infertilite (kısırlık) vakalarının yaklaşık üçte biri erkek faktörüne bağlı. Erkek infertilitesi vakasında en sık görülen nedenlerin başında ise çocukluk çağında geçirilen tıp dilinde “Kriptorşizm” olarak bilinen inmemiş testisler, çocukluk çağında ve ileri yaşlarda karşılaşılan üreme organlarındaki enfeksiyonlar ile varikoseldir. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Yardımcı Üreme Teknikleri Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Seval Taşdemir yazdı.
Doğuştan ya da sonradan oluşan “kriptorşizm” durumunda, çocuk 1-2 yaşlarına gelmeden testisler cerrahi bir operasyonla yumurtalık torbasına indirilmeli. Çünkü erken tedavi edilmemiş bu tip vakalar, ileride çocuk sahibi olabilmek için yardımcı üreme tekniklerine ihtiyaç duyabilirler. Yazının tamamını oku »
Jun 28

Domates, mutfakların binbir yüzlü lezzeti. Salatası, çorbası, etlisi, zeytinyağlısı, dolması, mezesi, salçası ve reçeli ile zengin bir lezzet yelpazesine sahip. Kırmızı renginde sağlığımız için çok değerli vitamin, mineral ve likopen maddesi gizleyen bu mucize sebzenin, mutfaklarda bu denli yaygınlaşmadan önce yasaklı bir geçmişi olduğunu biliyor muydunuz?
Kuşkusuz domates dünyanın en çok tüketilen sebzesi. Her yemeğin vazgeçilmez lezzetçisi. Domates artık her mevsim manav tezgâhlarını süslüyor. Ancak, içinde bulunduğumuz şu günlerde özlediğimiz o mis kokulu ve hormonsuz domatesleri yiyebiliyoruz. Çünkü domatesin en olgun ve bol olduğu mevsimdeyiz.
Domatesin hayli ilginç bir geçmişi var. Gıda olarak tüketimesi ve bu denli yaygınlaşması o kadar kolay olmadı. Uzun yıllar “zehirlidir” diye yasaklandı. Daha sonra bazı baharatçıların uğur getirdiğine dair iddiaları üzerine süs bitkisi olarak kullanıldı. Bu nedenle Fransa ve İngiltere’de ona “pomo d’amore”(sihir tokmağı) deniliyordu.
Domatesin yasaklı dönemi 1500′lü yılların ortalarında sona erdi. Bu yıllarda gastronomik özellikleri yavaş yavaş keşfedilmeye başlanmıştı. Önceleri pişirilerek ya da kızartılarak hazırlanıyordu. 1700′lü yıllarda ilk kez Fiorentinalı bir aşçı onu salatalarda çiğ olarak kullandı ve domatesin önlenemeyen yükselişi böylece başlamış oldu. Anavatanı Meksika ve Peru olan bu sebzeye Aztekler ‘tomotl’ adını vermişlerdi. 16. yüzyılda Avrupa’yla tanışan sebzenin adı ‘tomato’ olarak değiştirildi.
Yazının tamamını oku »